Forum Hemşire'ye Hoş Geldiniz

Hemşire haberleri, alımları, meslek ve diğer bir çok konu içeriğine erişim sağlamak için foruma kayıt olmalı ya da giriş yapmalısınız.

Hemşire Destek ve Bilgi Platformu

Konu aç, Soru sor, Öğren, Tartış, DM at, Kişileri veya Konuları takip et

Hemşire Profil Onay Rozeti Alma

Hemşire olduğunuza dair onay rozetini almak ve kısıtlama olmadan forumumuzdan yararlanmak için lütfen buradaki formu doldurunuz.

Personel Nöbet Hazırlama Sitemiz yayında! Tıklayın 🎭

Daha hızlı nöbet listesi oluşturmak için hazırladığımız sisteme ücretsiz üye olup hemen kullanabilirsiniz. Sorun ve önerileriniz için Forum Hemşire iletişim kısmından bize ulaşınız.

Forum Hemşire'yi İnstagram'da Takip Et!

Forum Hemşire instagram sayfamızı takip edebilirsiniz. 📨

Sunum Resüsitasyon Kılavuzu – Erişkin İleri Yaşam Desteği

İbrahim Fırtına

Sonft
Yönetici
FH Uzman
Hemşire
Katılım
28 Mayıs 2021
Mesajlar
48
Çözümler
2
Tepkime puanı
16
Puanları
3
Yaş
29
Konum
Türkiye
Web sitesi
forumhemsire.com

İleri Yaşam Desteği Algoritması​

İleri yaşam desteği algoritmasında şoklanabilir (ventriküler fibrilasyon, nabızsız ventriküler taşikardi) veya şoklanamaz ritimlere (nabızsız elektriksel aktivite, asistoli) müdahale açısından en büyük farkın defibrilasyon ihtiyacı olduğu, aralıksız kaliteli göğüs basısı, havayolu yönetimi ve ventilasyon, venöz yol açılması, adrenalin uygulanması ve geri döndürülebilir nedenlerin tayin ve tedavi edilmesi başlıklarında bir fark olmadığı belirtilmiş (şekil 3). Güncel kılavuzda da 2015 ile uyumlu olarak şok öncesi, sırası ve sonrasında vakit kaybının önlenmesi adına defibrilasyon için kaşık yerine pedlerin kullanımının ön plana çıktığından bahsedilmekte. Defibrilasyon için göğüs basısının en fazla 5 saniye kadar durdurulması gerektiği hatırlatılmış.

Sekil-3-1024x722.png
Şekil 3 – İleri yaşam desteği algoritması
  • 2015 kılavuzunda nispeten tartışmalı konulardan birisi olan “ilk tedavi olarak KPR mi, yoksa defibrilasyon mu” sorusu, güncel kılavuzda biraz daha net bir ifade ile tartışılmış ve şoklanabilir bir ritm varlığında, standart bir süre (örneğin 180 saniye) KPR sonrasında defibrilasyon yapılması yerine defibrilatör hazırlanıp şarj edilene kadar KPR yapılması gerektiği ve defibrilatör hazır olunca şok verilmesi gerektiği önerilmiş.
  • Dalga amplitüdüne bakılmaksızın VF olduğundan emin olunan her durumda 2 dakikada bir defibrilasyon önerilmekte. Eğer asistoli ve ince VF arasında kalındıysa, göğüs basısının devamlılığı açısından defibrilasyon önerilmemekte.
  • Güncel kılavuzda yeni olarak göğüs basısını sekteye uğratmamak için, ritim ne olursa olsun her nabız kontrolü öncesinde defibrilatörün şarj edilip, nabız kontrolünde şoklanabilir ritim görülürse vakit kaybetmeden hızlıca defibrile edilmesini sağlayan bir yöntemden bahsedilmiş (Anticipatory defibrillator charging). Bu konudaki manken çalışmalarının, basıda meydana gelen kesintiyi azalttığı belirtilmiş ancak ileri çalışmaların gerekliliği vurgulanmış.
  • Yangın ve patlama açısından defibrilasyon enasında güvenli oksijen kullanımına vurgu yapılmış ve şu önlemlerin altı çizilmiş:
  1. Pedlerin kaşıklara göre daha güvenli olduğu düşünülmektedir ancak kanıt düzeyi düşüktür.
  2. Defibrilasyon esnasında oksijen maskesi veya nazal kanüller hastanın göğsünden 1m uzakta tulmalıdır.
  3. Trakeal tüp veya supraglottik airway’e bağlı devreler yerinde bırakılabilir ancak ekshale edilen hava çıkışı hastanın göğsünden başka bir yöne çevrilmelidir.
  4. Eğer hasta bir ventilatöre bağlı ise bu şekilde kalabilir.
  • Ped veya kaşıkların pozisyonu ile ilgili yeni bir kanıt olmadığı ve eski önerilerin geçerli olduğundan bahsedilmiş. Doğru ped pozisyonları şekil 4’te görülebilir.
Sekil-4.jpg
Şekil 4 – Defibrilasyon için doğru ped yerleşimleri
  • Mekanik veya manuel göğüs basısı esnasında basıya ara vermeden defibrilasyon uygulamasını ifade eden “hands-on defibrillation” ile ilgili 2015’ten bu yana yeni çalışma olmadığı, çok merkezli bir çalışmanın post-hoc analizinde bu yöntemin standart (Kardiyopulmoner resüsitasyon) KPR’ye bir üstünlüğünün gösterilmediği vurgulanmış.
  • Üçlü ardışık şok (stacked shock sequence), yeni kılavuzda yine tartışmalı bir konu olarak karşımıza çıkmakta. Kılavuz standart tek şokun, üçlü ardışık şoka karşı herhangi bir sonlanımda bir üstünlüğünün gösterilemediğini ancak göğüs basısının devamlılığının önemi açısından yine de pek çok durumda tek şok uygulanmasının önerildiğini belirtmekte.
  • Eğer hastada kateter labaratuvarında, yoğun bakım ünitesinde veya başka bir alanda monitörize halde ve hazırda bir defibrilatör mevcut iken şoklanabilir bir ritme bağlı kardiyak arrest geliştiği görüldüyse, yardım çağırılıp hızlıca ardışık olarak üç defibrilasyon yapılması, şarj etme süresinde nabız kontrolü yapılması ve üçüncü şoktan sonra halen nabız yoksa KPR başlanması gerektiği vurgulanmış. Bunun gibi ritmin bozulduğuna şahit olunan ve çok hızlı defibrilasyon imkanı olan durumlarda, zaten defibrilasyon ile ROSC ihtimali yüksek olduğu için göğüs basısının bu oranı artırmada bir etkisinin olmayacağına dair bir uzman görüşü bildirilmekte.

Enerji Düzeyleri​

Güncel kılavuzda defibrilasyon için gerekli optimal enerji düzeylerinin halen bilinmediği ve önerilen enerji düzeylerinin 2015 ile aynı olduğuna vurgu yapıldıktan sonra akım ile defibrilasyon ve kardiyoversiyon başarısı arasında yüksek korelasyon olduğu belirtilmiş.


Çeşitli bifazik dalga formları için çeşitli enerji düzeyi önerileri olduğu ancak karışıklıkların önüne geçmek adına herhangi bir bifazik cihaz ile uygulanan ilk defibrilasyon enerji düzeyinin 150 joule olarak seçilmesinin mantıklı olacağı ifade edilmiş.

İlk defibrilasyonun başarısız olması durumunda, takip eden şoklarda enerji düzeyi artırılan veya sürekli sabit bir enerji düzeyi ile şok verilen grupların karşılaştırıldığı çalışmalarda, ROSC için gereken şok sayısında anlamlı farklar çıksa da ROSC oranı veya sağ kalım açısıdan iki yöntem arasında anlamlı fark olmadığı belirtilmiş. Bu sebeple yeni kılavuz, her iki yöntemin de kabul edilebileceğini belirtse de ilk şokun başarısız olduğu durumlarda enerji düzeyinin artırılmasının mantıklı olacağını vurgulamış.

  • Refrakter VF, üç defibrilasyon sonrasında sebat eden VF olarak tanımlanmış ve bu durumda defibrilasyon enerjisinin maksimuma getirilmesi, pedlerin konumunun kontrol edilmesi veya alternatif pozisyona alınması gerektiği (örneğin antero-posterior) belirtilmiş.
  • İki defibrilatörün iki farklı bölgeden eş zamanlı olarak defibrilasyon uyguladığı “dual sequential defibrillation” yöntemi ile ilgili yeterli kanıt olmadığı için kılavuz bu yöntemin rutin kullanımının önerilmediğini ifade etmiş.
 

Forumda daha fazla yararlanmak için giriş yapın yada üye olun!

Forumdan daha fazla yararlanmak için giriş yapın veya kayıt olun!

Kayıt ol

Forumda bir hesap oluşturmak tamamen ücretsizdir.

Şimdi kayıt ol
Giriş yap

Eğer bir hesabınız var ise lütfen giriş yapın

Giriş yap

Tema düzenleyici